Showing posts with label alışveriş. Show all posts
Showing posts with label alışveriş. Show all posts

Seyahat Çantamın Vazgeçilmezleri...


Öyle bomboş, aylak bir anıma denk geldi, çantamın vazgeçilmezlerini yazayım dedim. Bakarsın içinden birşeyleri uygun bulur sen de çantana eklersin ya da bunların dışında sen bana başka birşey daha önerirsin ilaveten..

İşte benim listem...

Bir numara.
Şehir Defteri.
Bir şehir için plan yapılıp uçak bileti alındıysa ilk iş o şehir için bir defter tahsis edip plan programla ilgili notlar almak. Önce şehri bölgelere ayırırım sonra her bölgede yapılacak, görülecek, tadılacak, alınacak vs. her ne varsa alt alta sıralayıp detaylandırırım. Uçaktan inip konaklayacağım yere ulaşmaktan, bulunduğum döneme ait etkinlik takvimine kadar hiçbir ayrıntıyı da atlamam. Peki bu liste nerelerden ve nasıl mı toplanır? Aynen böyle senin gibi blog okuyarak! Bol bol seyahat blogu okurum, asla hep aynılarını değil; her seyahat için başka başka, çok çok.. Birçok farklı deneyimden kendim için uygun olanları seçer kendi özel karışımımı oluştururum. Sonuçta okuduklarımdan farklı, bambaşka ve bana özel bir program çıkar ortaya. Benim tecrübelerim de başkalarına yarasın diye seyahat sırasında da defterime bol bol not alırım. İşte bu yüzden rengi, modeli gidilecek şehrin havasına ayarlı özenle seçilen şehir defteri önemli; çantaya ilk o girmeli..

iki.
Saatim:Atop
Şimdiye kadar seyahatlerimi takip ettiysen zaten onu yanıma almadan gitmediğimi muhtemelen biliyorsun. Ama neden bu saati ...YAZININ DEVAMI

Sevdiğim Şeyler: Gökçeada Kabuk ...


Farklı olan, ezber bozan, türünün tek örneği dükkanların daimi takipçisiyim. Hele bir de Gökçeada gibi hayatın yavaş aktığı bir adanın kendi halinde sessiz sakin bir köyünde karşma çıkarsa keyiften dört köşeyim..
Kabuk'tan bahsediyorum.
YAZININ DEVAMI

Amsterdam'da Keyifli Alışveriş: Property of..

  

Eski bir kafenin sahibi ile bir tasarımcı biraraya gelip erkeklere özel bir aksesuar markası yaratırlarsa nasıl olur? Gözünüzde şöyle canlandırın: YAZININ DEVAMI...


Marsilya'dan Plak Dükkanları...

Galette
Eğer elektronik müzik dinliyor ve plak seviyorsan bil ki Marsilya'daki tek adresin burası. Fransız DJ jargonunda 'plak' demek olan'Galette'de koliler dolusu plak var. Türler biraz karışmış olsa da yeterince vakit harcayınca harika şeyler bulmak mümkün. Sadece ikinci el. Fiyatlar oldukça uygun. Sahibi bir DJ, dahası arada bir İstanbul'a geliyor.. Sadece elektronik değil her tarzdan çok geniş bir arşiv..
Film müzikleri de oldukça sürprizli...Bu dükkana defalarca uğramalı, tüm türlere bakmalı... Memnuniyet garanti!
Adres: 31, Rue des Trois Rois (Cours Julien) Marsilya

Lollipop Music Store
İsmi güzel, konsepti YAZININ DEVAMI...



Brüksel Gezi Notları'na Giriş...


Her şehrin doğru zamanı vardır ziyaretine gitmek için bence.
Doğru zaman derken mevsim ya da dönemden bahsetmiyorum. 'Nereye gitsem' planları yaparken şehirlerin isimlerini aklından geçirir ve bir tanesinde heyecenlanıverirsin. Daha önce de aklına gelmiştir ama işte, o seni şimdi heyecanlandırmıştır. Çünkü zamanı gelmiştir.

Bizim Brüksel seyahatimiz de aynen böyle oldu işte.. Yıllarca cepte tutup, boşverip, yok sayıp günün birinde ansızın canımız çekti ve aldık biletleri; toplam beş gün ayırdığımız şehri keşfetmek üzere çıktık yola..
YAZININ DEVAMI...

İyi Pazarlar Roma!..


Günlerden Pazarsa ve Roma'daysan sabah saatlerinde yapılacak en keyifli şey pazara çıkmak!.. Şehrin tüm turistlerce bilinen en renkli ve popüler pazarı Campo di Fiori.. Ama aslında şehir yerlileri arasında çok popüler, hem de devasa başka bir pazar var: Mercato di Porta Portese. YAZININ DEVAMI...

30, 40, 50, 60, 70, 80....

Aklım hala 80'lerde, 70'lerde ve hatta 50'lerde diyenler; dekorasyonda Retro dokunuşları sevenler, iflah olmaz koleksiyonerler buraya!.. Amsterdam sokaklarının size hoş bir sürprizi var.
Dokuz Sokaklar'da yürürken tesadüfen keşfedilen bu dükkan YAZININ DEVAMI...

Kopenhag'da Plak Dükkanları...

Bu yazı Çok Gezenler Kulübü için hazırlanmış olup fotoğraflı  orijinal metin Çok Gezenler Kulübü web sitesinde yayınlanmaktadır.

Sort Cafe & Vinyl
Daha önce çokgezen diğer arkadaşlarımız tarafından keşfedilmiş, tadı çıkarılmış, yorumu yazılmış, adı üstünde kafe ve plağı aynı bünyede barındıran samimi mekan.
Mekanın dar olması ve kafe müşterisinin yoğunluğu nedeniyle plak seçimi, dinlemesi biraz sıkıntılı olsa da bu mekanın yarattığı keyif dalgası kuvvetli.  Yeni ve eski güzel bir arşivi ve rengarenk bir müşteri kitlesi var.. Birçok türden plak, ender rastlanan atmosferik, otantik parçalar da dahil olmak üzere dükkan boyunca uzanan rafta yerini almış..Kapalı ambalajları açtırmada ve kredi kartı ile ödemede sorun yok. Fonda çalanlara da kulak kabartmalı ve güzel kahvesinin tadı cam önünde oturup sokağı izleyerek çıkartılmalı…
Adres: Skydebanegade,  4 Kopenhag

Mint Records
Buraya ‘ikinci el müzik süpermarketi’ denebilir aslında. Yani dışarıdan bakınca görünümü böyle diyor..Oldukça fazla plak, CD  ve ayrıca film var. Soul, funk, jazz albümleri fazla, rock, indie seçenekleri çok ama elektro tatlarda  durum pek parlak değil. Dışarıdan içeriye çeken havası biraz gezinince yerini hayalkırıklığına bırakabilir. Ama belli olmaz, çoklu alımlarda uygulanan indirim, biri bedava kampanyaları cazip gelebilir. Aklın kalmasın diye kısaca gözatıp hemen yakınındaki cennete doğru akmakta fayda var…
Adres: Gammel Kongevej, 140A Kopenhag

Sound Station
Daha görür görmez ‘işte bu!’ nidasına sebep olabilecek tatmin edici bir havası var. İki kata yayılan,  bol bol çeşidi, çok ilgili ve bilgili personeli var… Personelin gayet iyi önerileri var..Bildik labelların yanısıra İskandinav şirketleri ve sanatçılarının da çok yenilikçi örnekleri var.  Eski de var, yeni de var… İçeride bildiğin plaklardan oluşan eşsiz bir kütüphane var. Kısaca Sound Station’da seni en az yarım gün oyalayacak yeterince sebep var
Adres: Gammel Kongevej, 94 Kopenhag

Sex Beat Records
Bu seksi ismin ardında sağlam bir rock ve sert türevleri arşivi var..Ama neredeyse tamamı CD; plak çok az..Giysi ve aksesuarın da satıldığı ve akşamüstü uğrandığında içerideki kitleyle beraber bir rock bar havasına bürünen mekanın diğer şubesinde bir de konsept kuaför bölümü var…
Adres: Studiesstraede, No.3 ve No.18 Kopenhag

Beat Bop
Küçük ve sevimli. Metal, rock ve türevlerinin satıldığı bir yere sevimli demek ne derece sevimli bilinmez ama diğer tüm Danimarkalılar gibi bu dükkanın sahibi de son derece güleryüzlü ve ilgili olunca Beat Bop’un algısı böyle oluyor! Eletronik müzik dostu, sözüm sana, buralara hiç uğrama!...
Adres: Peder Hvitfeldsstraede, 14 Kopenhag

Route 66
Dükkan güzel, içindeki ürün yelpazesi iyi.. Yeni, eski,  jazz, nu jazz, ambient, pop, rock, soundtrack, indie… ne ararsan herşeyden tatmin edici miktarda var. Ama gelgelelim sahibi gıcık! Bu güzelim şehirdeki tek problemli satıcı denebilir. Plaklara kendinden başka kimsenin dokunmasından hoşlanmayan, kapalı ambalajı binbir nazla açan ve kredi kartı görünce yüzünü ekşiten satıcılara alışkınsan eğer, problem yok, dükkan güzel!...
Adres: Faelledvej, 3 Norrebro, Kopenhag

Fona
Tüm bu adreslerin yanısıra Virgin, Fnac tarzı bir yer ararsan merkezdeki Fona’ya uğramalısın. Burada da çok sayıda plak ve CD diğer adreslere nazaran biraz daha yüksek fiyatlar ama yine bol çeşitle seni bekliyor olacak.
Adres: Ostergade, 47 Kopenhag

Unutmadan ekleyelim; Kopenhag çalışma saatleri açısından biraz kısıtlayıcı olduğu için normalde plak dükkanlarında alışkın olduğun esnek saatler burada yok. O nedenle plak turlarını öğlen yemeğinin hemen ardından gerçekleştirmeni ya da  dükkanların web adreslerinden çalışma saatlerini kontrol etmeni şiddetle öneririz..

Amsterdam'da..


Bu güzel dükkanın kapısının önündeki şu küçük tezgahta altı tane porselen tabak vardı. Mavi tipografik desenli, el boyaması ve zarif..Hiç unutmuyorum 48 Euro idi fiyatı. Tabakları beğendim, kafamda evdeki takımlarla kombinledim, ‘nasıl taşırım’ı düşünüyorum. Kararsız kaldım ve ‘dur şurada bir kahve içeyim sonra bakarım’ diye karşıdaki kafeye girdim. Kahvemi içerken dükkanın önünü hala görüyorum, gözüm tabaklarda.. Ama o da ne, iki hanım duruyor dükkanın önünde, tabakları inceliyorlar.. Satıcı çıkıyor..Kısa bir konuşma..sonra tabakları alıp gidiyorlar!.. Tabaktan çıkan hayat dersim: Erteleme! Çünkü O an kaçtı mı yapacak birşey yok… “Yeterince istememişim demek ki, kısmet değilmiş meğer, belki de yolda bir tanesi kırılacaktı da çok üzülecektim’ diye kendimi teselli ederek üstüne bir fincan kahve :-)))  (Mart 2013) (Amsterdam Shopping…’da)

Amsterdam Alışveriş Rehberi...

Bu konuda yazacak çok şey var.. O yüzden hiç oyalanmadan direkt konuya giriyor alışveriş gözlem ve tecrübelerimi samimiyetle anlatıyorum..


Peynir: Edam ve Gouda'nın adlarını üretildikleri bölgeden aldığını bu seyahatte öğrendim. Çok sevdiğim bu iki peynirin en lezzetlilerini de Amsterdam'da yedim.. Birçok peynir dükkanı var. En yaygın olan peynir zinciri Henri Willig pazarlamayı oldukça profesyonel yürütenlerden.. Tüm peynir dükkanları malum feci kokuyor ama YAZININ DEVAMI...

Bu aralar Amsterdam’da…

Bu post Gezici Günlük tarafından Çok Gezenler Kulübü için hazırlanmış olup fotoğraflı orijinal metin Çok Gezenler Kulübü web sitesinde yayınlanmaktadır.
Ayrıca bu yazının bazı bölümleri Pegasus Magazine Mayıs 2013 sayısında yayınlanmıştır.


Amsterdam’a gitmeden önce yapılan şehre dair araştırmalara, şehirde gün içinde yapılan gözlemler, anlık içgüdüsel kararlar ve en önemlisi şehrin yerlilerinden alınan tavsiyeler eklenince işte bu aralar şehirde öne çıkanlar şu maddelerde sıralanıyor;

-         Yenilenen Stedelijk Museum’un havalı restoranı Restaurant Stedelijk, özellikle öğle yemeklerinde zirveye oynuyor.. Sabah 8.30’da kahvaltı servisiyle güne başlayan mekan gece 24.00’e kadar hizmet veriyor.  Kahve-tatlı molası ile müze ziyaretçisine, öğle yemeklerinde iş çevrelerine, akşam yemeklerinde konser katılımcısına uluslararası menusünden net tatlar sunan Restaurant Stedelijk,       YAZININ DEVAMI...

Yeni Seyahat Arkadaşımla Tanışın...

Turuncu renkli ATOP saatim
bundan böyle seyahatlerimde
bana eşlik edecek.
Onun yardımıyla artık
saat farklarını hesaplamak
zorunda kalmadan seyahatlerimin
tadını çıkarmayı
ve Los Angeles'da yaşayan kuzenimi
 matematikle uğraşmadan
aramayı planlıyorum :-)

A Bite of...Copenhagen...

Yakalayın
Amalienborg Sarayı'nda  yüzyıllar öncesinin ruhunu yakalayın. Alışılmışın dışına çıkıp nöbet değişim saatinde değil de hava karardıktan sonra gideceğiniz saray meydanında loş aydınlatmanın etkisiyle bamkaşka bir havayı yakalamak için; Karanlık köşede belirecek eli fenerli uzun favorili  adamın, nal sesleri sarayın duvarlarında yankılanan kupa arabası ile gelecek majestelerini karşılama sahnesini hayalinizde canlandırmak için...
Tadın
Yerel biraları, üstü açık sandviç 'smorrebrod'ları, ...

YAZININ DEVAMI...

Kopenhag...Şehrin Alfabesi...

*Masallarını hepimizin bildiği Hans Christian Andersen etkisi şehirde hissediliyor. Bulvarda ismine, meydanda heykeline, hediyelik eşya dükkanlarında magnetine rastlanıyor... 
*Şehrin mimari ve kültürel gururu Kraliyet Kütüphanesi nam-ı değer Black Diamond kanal kıyısında ziyaretinizi bekliyor. Gerçekten de krallara layık bir tasarım, manzara ve deneyim vadediyor...(Det Kongelige Bibliotek: Soren Kierkegaards Plads No.1)
*Birbirinden güzel müzelere ev sahipliği yapan şehirde YAZININ DEVAMI...

Ritüeller...Shakespeare & Co...

37 rue la Bûcherie...
Sadece İngilizce kitaplar... Salaş, sıcak ortam. Benim için kitabevi, peş parasız öğrenci bir turist için otel! Kitap okunacak samimi bir yer... Yarı müze mi desek acaba?
Yapılacak belli;
Shakespeare: The Sonnets alınacak, ilk sayfasına ''Kilometer Zero Paris'' damgası vurdurulacak...
Kitap 12.00 EUR
Bu güzel anıya sahip olmanın bedeli: Paha Biçilemez :-)

Sağım solum sobe...Gibert Jeune...

Saint Michel meydanında kendi etrafında tam tur dönünce her yerde aynı tabela görünür: Gibert Jeune...
Bu kitabevi tüm meydanı ele geçirmiş, koca koca binalara sığmamış, sokaklara taşmış.
Kapı önlerinde süper indirimli kitaplar.
Paris Je T'aime filminin anı kitabı harika, koskocaman, ihtişamlı ve ciltli bir şekilde sadece 3 euroya öylece tezgahta. Gel de alma...
Ünlü tabloların kedi versiyonları yine harika bir kitapta birarada, 6 euroya...
İçeride sanat kitapları departmanı feci. Bu kadar güzel ve uygun fiyatlı Louvre ve d'Orsay kitapları bu müzelerin kendi dükkanında bile satılmıyor.
Bir de %50 indirimli DEGAS bulununca bizim valizlerin kaderi yine belli oluyor: Full kitap, taşınması sancılı...
Saint Michel'den her geçişte Gibert Jeune insanın aklını çeliyor, içeri girmeden olmuyor...

Vitrinlere de bakalım, biraz alışveriş yapalım...

Bla..Bla...Bla...
Mutlaka uğranılası bir concept store BlaBlaBla. Elbise de var, tabak da; yüzük de var, konsol da; pahalı şeyler de var, ucuz da..... Son derece eğlenceli parçalar, tek tek özenle seçilmiş tasarım objeler, yarı antika eşyalar... Beğendiğim broş umduğumdan pahalı çıkınca sadece bakmakla yetinerek çıkıyorum buradan. Ama belki siz güzel parçalar edinebilirsiniz; mutlaka uğrayın. Wallstrasse üzerinde...

Karnavala sadece 1 hafta var.
Vitrinlerde karnavala özel ürünler boy gösteriyor, en farklı,
 en eğlenceli kostüm için katılımcılarda hazırlıklar devam ediyor...

Otto Bittner
Çikolata, şekerleme, marzipan vesaire...
Üstüne üstlük şık bir çay salonu...
Leziz marzipanlar almak için sizi Carlsplatz'da bekliyor...




Sonia Rykiel...
Benrather Strasse civarında designer giysiler satan bir mağazada rastlıyorum neşeli çanta ve ayakkabılarına.

Konusunun Uzmanı mağazalar...
her zaman ilgimi çekerler.
Sadece bir konuya yönelmek hem cesurdur,
hem de kendinden emin bir ifadedir.
 Berger Strasse'deki  bu dükkanda binlerce çakı ve bıçak...
Türk mahallesindeki bu dükkanda ise yüzlerce pipo ve puro aksesuarı bulmak mümkün.
Burgplatz'daki bu dükkan da ise sevimli dostların egemenliğinde
ev aksesuarları ile dolu ki hepsi görülmeye değer...

Gut & Gerne Schokolade...
Benim gibi pralin delisi iseniz iskikamet Burgplatz No:3-5


Killepitsch...
İçmedim, bilemem. Ama her köşe başında satıldığına göre meşhur birşey olsa gerek.
Bu tarz içeceklere ilgim olmadığından denemediğime hiç pişman değilim:-)

Hardal Aşkı: Löwensenf
Burundan fışkıran alev de denebilir! İçerideki nefis hardal kokusu hala burnumda...
Yedeklediğim acı hardallarsa buzdolabımda...
Berger Strasse No.29

Carlsplatz Meydanı Pazar Manzaraları...
Armutun, portakalın, greyfurtun kilosu 3.95
Hurmanın 100 gramı 2.20...

Kasaba sadece uzaktan bakarak, çiçeklere geçelim...

Walther König: Kral Kitabevi...
Referans kitaplara meraklıysanız uğranılacak adres burası.
Ama bu hayvancıklar kitaplardan çok sokaktan gelen geçenle ilgileniyor belli ki:-)
Grabbeplatz'da...


Yerel Tasarımcılar, Sanatçılar...

Otelimizin bulunduğu pek sevdiğim caddemiz Brunnen Strasse.
Burada pek çok tasarım atölyesi, atölye-galeri, tasarım giysi dükkanları var.
O kadar güzel ve yaratıcılar ki onların fotoğraflarını burada yayınlamaya bile kıyamıyorum, özgün ve eşsiz kalsınlar istiyorum. ...

Bu Caravaggio eskizi hemen otelimizin yanındaki atölye-galerinin vitrininden. Vitrindeki çalışmalar sık sık değişiyor. Tüm gün kapalı kalan atölye akşam her yer kapalıyken birden açılıyor ve sanatçı içeride çalışmaya başlıyor. Kimi zaman sabaha kadar! Caravaggio'nun David ve Goliath'ına takmış kafayı; orada olduğumuz sürece bir sürü yapıyor. Yapıyor, bozuyor, tekrar yapıyor. Bazen durup onu seyrediyoruz. O da elinde bir kadeh şarabı, bitirdiği eserini... Ama sonra onu yine bozup yine yapıyor. Artık bizi tanıyor, sabahları selam veriyor... Bu atölye, ''Düsseldorf: Sanat Şehri'' tanımını kafama iyice kazıyor... Belki de bu atölye bu şehri bana sevdiriyor...

Heinemann...
Kapanışı tatlı tatlı yapalım...
Pasta ve çikolatanın şehirdeki asil adresi.
Kesinlikle alışveriş sonrası cüzdanı hafifletiyor...