Showing posts with label marsilya. Show all posts
Showing posts with label marsilya. Show all posts

Marsilya'dan Plak Dükkanları...

Galette
Eğer elektronik müzik dinliyor ve plak seviyorsan bil ki Marsilya'daki tek adresin burası. Fransız DJ jargonunda 'plak' demek olan'Galette'de koliler dolusu plak var. Türler biraz karışmış olsa da yeterince vakit harcayınca harika şeyler bulmak mümkün. Sadece ikinci el. Fiyatlar oldukça uygun. Sahibi bir DJ, dahası arada bir İstanbul'a geliyor.. Sadece elektronik değil her tarzdan çok geniş bir arşiv..
Film müzikleri de oldukça sürprizli...Bu dükkana defalarca uğramalı, tüm türlere bakmalı... Memnuniyet garanti!
Adres: 31, Rue des Trois Rois (Cours Julien) Marsilya

Lollipop Music Store
İsmi güzel, konsepti YAZININ DEVAMI...



Marsilya'da...


Saat sabah dokuz bile değil… Le Panier’deyiz.
Sessiz sakin sokaklarda yürürken birden müzik sesi duymaya başlıyoruz.
Oldukça yüksek volümden hareketli bir French Pop. Sokak inliyor.
Bir yandan hangi pencereden fışkırdığını bulmaya çalışırken bir yandan da ritme ayak uyduruyoruz..
Başkaları da geçiyor sokaktan; şaşkın şaşkın bize mi o pencereye mi baksınlar bilemiyorlar.
Müzik sesinin geldiği pencerenin perdesi uçuşuyor rüzgardan.
Rengarenk birbirinden abartılı topuklu kadın ayakkabıları  dizilmiş pencerenin önüne her nedense.
Bir süre ayrılamıyoruz pencerenin altından…anın tadını çıkarıyoruz..
Sonra sürprizli ve çılgın Marsilya sokaklarında yola devam… (Ekim 2012)
Marsilya’yı özlemeye devam… (Mayıs 2013)


Marsilya'da Yeme-İçme...

Bu yazı Gezici Günlük tarafından Çok Gezenler Kulübü için hazırlanmıştır ve resimli orijinali Çok Gezenler Kulübü web sitesinde yayınlanmaktadır.

Bouillabaise
Deniz mahsulleri eşliğinde sunulan meşhur balık çorbası, eskiden evlerde balık artıklarından pişirilen müzevazı bir yemekken bugün şehrin en lüks yemeği konumunda. Bir akşamüstü barda pastis içen şehir yerlilerine en iyisinin nerede yeneceğini sormak suretiyle ortalığı karıştırmış bulunan ben, uzun tartışmalar sonucu uzlaşan yerlilerden işte şu isimleri aldım:

Marsilya İpuçları...

Bu yazı Gezici Günlük tarafından 'Çok Gezenler Kulübü' için hazırlanmış olup orijinal metin ve fotoğraflar Çok Gezenler Kulübü web sitesinde bulunmaktadır.

‘’Marsilya’da’’ diye başlayan ve içinde Vieux Port, Notre Dame de la Garde, Chateau d’if,  Canebiere, Panier gibi turistik isimlerin geçtiği cümlelere zaten aşinasın, biliyorum. Onları unutma, aklının bir köşesinde tut…Ama onların yanına çok işine yarayacak şu bilgileri de ekle ki Marsilya seyahatin unutulmaz olsun..
                                      

Aix-en-Provence'da Güzel Bir Gün...



'Güney Fransa' her dönem çekici gelmiştir bana.. Lavanta tarlaları, üzüm bağları, empresyonist ressamlar, yavaş akan hayat çağrışımlarıyla hep 'bir gün mutlaka' listemde olan Provence bölgesine kapsamlı bir seyahat için henüz vakit ayıramamış olsam da kıyısından köşesinden bulaştığımı düşünüyorum..
Bağlar ve lavantalar arasındaki sakin yanını sonraya bırakıp Marsilya'da yavaştan akan hayata dahil olma hayaliyle uçağa atladığımda günübirlik bir Aix ziyareti kafamdaydı..
Maksat havayı koklamak, şöyle bir bakıp fikir sahibi olmaktı.. Gelecekte yapılacak şato, bağevi konaklamalı Provence-Luberon tatilinin mini flörtü olacaktı...
İşte bu düşünceyle çıkılan yolda güneşli bir Ekim sabahı   YAZININ DEVAMI...

Deniz Mahsulleri Müzesi!...


Bu yazı, Gezici Günlük tarafından Çok Gezenler Kulübü için hazırlanmış ve fotoğraflı orijinali Çok Gezenler Kulübü web sitesinde yayınlanmıştır..
TOINOU...Güneşli bir Marsilya gününde öğlen yemeği için mutlaka gidilesi bir restoran burası. İlk önce önünden geçerken dışarıdaki tezgahlarında sıralanmış deniz mahsulleri çekti ilgimizi. Çeşit çeşit midye, deniz tarağı, kestanesi, hareket halindeki böceği, ıvırı zıvırı ve benim hiç tanımadıklarımı da ilave et;  bildiğin Deniz Mahsulleri Müzesi! İster YAZININ DEVAMI...

Marsilya Gezi Notları...



Daha giderken seveceğimi biliyordum, emindim...
Dönerken birgün özlemeyi bekliyordum, belliydi...
Ama bu kadar çabuk özlemeyi ben de beklemiyordum, sürprizmiş...

Fotoğrafı çekilecek onlarca sokak, duvar, insan... her köşesi sürprizli... O sürprizlerin peşinde koşmayı özledim...
Çok sevdiğim ara sokaklarında kendimi kaybedip sonra sokağa nazır küçük molalarda kahve kokusuyla kendime gelmeyi özledim...
Şehrin samimiyetini ve kendi halindeliğini özledim... İngilizce bilmeyen garsonlarını,...
yavaştan akan keyifli, telaşsız hayatı özledim...
Güzel meydanlarda oturup hayatı izlerken Pastis içmeyi çok ama çok özledim...

MARSİLYA YAZILARIM...